Karantina Günlerinde Ramazan’ımız İçin Nasıl Bir Fırsat Saklı?

DİĞER HABERLER - 25 Nisan 2020, Cumartesi

OZAN HAYRİ SOYER YAZDI:

Rabbimize hamd olsun ki bizlere, bir kez daha Ramazan-ı Şerîf’in bereketinden istifâde etmeyi, takvâlı bir yaşamı tekrar esas gündemimize almayı nasip etti. Bu vesilesiyle tüm Mü’minlerin Ramazan-ı Şerif’ini tebrik ederim.

            Herkesin malûmu olduğu gibi bu yıl belki de tarihte eşi benzeri görülmemiş bir şekilde karşıladık bereket dolu bu ayı. Hepimiz evlerdeyiz. Zaten dışarı çıkmaktan imtina ediyorduk ki Ramazan’ın ilk dört günü dışarı çıkmanın yasaklandığı günlere denk geldi. Âdeta Ramazan’a zorunlu bir itikâf denemesiyle girdik.

            Anlaşılan o ki bu durum, Ramazan’ın sevincini, iftarını, sahurunu, bereketini sevdiklerimizle ve yakınlarımızla paylaşmamıza engel olacak. Lâkin mevcût duruma farklı bir açıdan bakmakta mümkün ve hatta gerekli diye düşünüyorum. Acaba bu tecrit günlerinde, bizler için bir fırsat saklı olamaz mı?

            Kaybolan Kendinizi Arayın!

            İçinde yaşadığımız dünyanın, bize sağlıdığı birçok kolaylık yanında bizden aldığı, götürdüğü birçok önemli şey de var. Birçoğumuz koşturmanın, akışın içinde bizi biz yapan bu şeyleri kaybettiğimizin farkına dahî varamıyoruz. Üstelik dışarıda bu akışa yeteri kadar dahil olmamız yetmiyormuş gibi evlerimize gittiğimizde de telefon, bilgisayar ve televizyon gibi teknolojik aletlerle dış dünyaya, o akışa tekrar bağlanıyoruz. Beynimizi âdeta dumura uğratıyoruz. Bu yüzden dinle-n-mek mümkün olmuyor ve sonra da yorgunluktan şikâyet ediyoruz. Evvelâ şunu söylemek gerek ki bu yorguluk fizikî olmaktan ziyâde mânevîdir. Zira dinle-n-mek için dinlemek gerekir. Kendimizi dinlemek!

            Bugün, koronavirüs sebebiyle yaşadığımız tecrit hayatı, bizi bu tablonun büyük bir kısmından âzâde kılmış durumda. Bu durumu muhakkak fırsata çevirmeliyiz. Bu bağlamda sadece bir noktaya dikkat çekmek istiyorum: Kendinizle başbaşa kalın ve iç sesinizi dinleyin!

            Bizler, aslında hakikatin içindeyiz, onu, geri çeviremeyiz. Sadece farkında olmayabiliriz ya da farkında olarak onu örteriz; lâkin hakikat ortadan kalkmaz. Biz insanlar, bu hakikate özümüzle bağlıyız. Zira bu bizim yaratılışımızın bir parçasıdır. Tıpkı bir duyu gibi… Eğer bu duyumuza kulak vermezsek faydasız hale gelebilir. Duymak içinse gayret etmemiz gerekiyor; zira bu sesi işitmemizi engelleyen çok müdahale var. İşte tam da bu noktada bu yıl ki Ramazan bizim için farklı bir fırsat. Çünkü müdahalelerin büyük bir kısmı kendiliğinden kesilmiş durumda. Biz de oruç tutarak birçok müdahalenin önüne geçiyoruz. Sosyal medyayla uğraşıp, telefon vb. teknolojik aletlerle de müdahale kapısını aralamazsak bulunmaz bir fırsat elde etmiş olacağız.

            İnanın bana hepimizin, fıtratımızın sesini dinlemeye, onunla hasbihâl etmeye, kendimizin ne durumda nasıl bir hâlde, hangi arzuların ve isteklerin peşinde olduğunun farkındalığına ihtiyacımız var. Dinle-n-meye yani dinlemeye ihtiyacımız var. Bu sese çoğumuz âşinayız. Muhakkak bir zamanda, bir olayda, ilginç bir durumda onu işitmişizdir. Vicdanın sesi diye kültürümüzde dahî yer etmiştir. Aslında o ses, Rabbü’l Âlemîn’in yaratılışımızın bir parçası kıldığı tertemiz fıtratımızın sesidir.

            “O halde sen yüzünü doğruca, ‘Allah’ı birleyen’ olarak dine, (yani) Allah’ın, insanları üzerinde yarattığı fıtrata çevir. Allah’ın yaratışında hiç değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.” (30/30)

            Peygamberimiz (sav): “Her çocuk İslâm fıtratı üzere doğar,” diyerek bu hakikate  işaret etmiştir.

            Hasıl-ı kelâm bu Ramazan, herkesin kendi başına kalarak, bu sese kulak vermesi için âdeta bulunmaz bir Hint kumaşı mesâbesindedir. İbadetlerin yanında hatta ibadetlerle beraber, mümkünse Kur’ân-ı Kerîm’de övülmüş olan gece vakti, seher vakti gibi zamanlarda belki de hiçbir şey söylemeden, talep etmeden, Rabbimizin huzurunda O’ndan yardım dileyerek bu sesi duymak için gayret etmeliyiz.

            Unutmayın: Gayret bizden tevfîk Allah’tandır. O ise Gâniyy’dir. Hazineleri vermekle tükenmez.

Bu haber toplam 1211 kez ziyaret edildi.

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz